Bir sanığın eyleminin TCK m. 82/1-j uyarınca 'kan gütme saikiyle' işlendiği kabul edildiğinde, bu durum aynı olayda TCK m. 29'daki 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eder mi? Bu iki kurumun bir arada uygulanabilirliğini hukuken tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312428

Kural olarak, bir eylemin 'kan gütme saikiyle' işlendiğinin kabulü, aynı olayda 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eder. Bu iki kurumun hukuki mantığı birbiriyle taban tabana zıttır. Haksız tahrik, failin maruz kaldığı haksız bir fiilin yarattığı 'ani hiddet veya şiddetli elem' altında, yani iradesinin zayıfladığı bir anda suçu işlemesini cezada bir indirim nedeni olarak kabul eder. Burada bir 'anilik' ve 'psikolojik çöküntü' hali vardır. Kan gütme saiki ise, tam tersine, failin ani bir hiddetle değil, aradan zaman geçmesine rağmen intikam arzusunu canlı tutarak, soğukkanlı ve planlı bir şekilde hareket etmesini gerektirir. Bu durum, failin iradesinin zayıfladığını değil, aksine kötülük yapma yönünde sebat ettiğini gösterir ve bu nedenle cezayı ağırlaştıran bir nitelikli haldir. Bir fiil aynı anda hem ani bir hiddetin hem de soğukkanlı bir planın ürünü olamaz. Dolayısıyla, mahkeme bir olayı kan gütme saikiyle işlenmiş olarak nitelendirdiğinde, haksız tahrikin psikolojik koşullarının (hiddet, elem) bulunmadığını da kabul etmiş olur. Bu nedenle, kan gütme saiki ile haksız tahrik hükümleri bir arada uygulanamaz.