Boşanma davasında, eşlerden birinin diğerinin zina eylemini ispatlamak için tuttuğu özel dedektifin elde ettiği fotoğraf ve raporlar, HMK m. 189/2 kapsamında 'hukuka aykırı delil' sayılır mı? Bu delillerin kullanılabilirliğini, özel hayatın gizliliği hakkı (Anayasa m. 20) ile dürüstlük kuralı çerçevesinde tartışınız.
Evet, bu şekilde elde edilen deliller kural olarak hukuka aykırı delil sayılır ve hükme esas alınamaz. Özel dedektifin, diğer eşi takip ederek onun rızası ve bilgisi dışında özel yaşam alanına girip fotoğraf çekmesi veya bilgi toplaması, Anayasa'nın 20. maddesiyle korunan özel hayatın gizliliği hakkının ve TCK'daki ilgili suçların (m. 134, 135) ihlali anlamına gelir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin 2. fıkrası 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.' hükmünü amirdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da, aldatma iddiasını ispatlamak amacıyla dahi olsa, hukuka aykırı yollarla (gizli kayıt, izinsiz takip vb.) elde edilen delillerin kullanılamayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmektedir. Eşler arasındaki sadakat yükümlülüğü, diğer eşin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etme hakkı vermez. Delil elde etme özgürlüğü, dürüstlük kuralı ve hukukun genel ilkeleriyle sınırlıdır. Bu nedenle özel dedektif aracılığıyla elde edilen bu tür deliller, hukuka aykırı delil yasağına takılır.