CMK m. 147'ye göre şüpheliye 'yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir' (f. 1-d) hükmü ile 'ifade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır' (f. 1-g) hükümlerinin ceza muhakemesindeki pratik amaçları nelerdir?
Bu iki hükmün pratik amaçları farklıdır, ancak her ikisi de adil yargılanma ve insan onurunun korunması ilkelerine hizmet eder. 1) Yakınlara Haber Verme (CMK m. 147/1-d): Bu hükmün amacı, kişi özgürlüğünün kısıtlandığı bir durumda, kişinin dış dünya ile bağının kopmasını önlemek ve 'kaybolma' riskine karşı bir güvence oluşturmaktır. Kişinin nerede ve hangi nedenle tutulduğunun yakınları tarafından bilinmesi, hem şüpheli/sanık için bir moral destek kaynağıdır hem de hukuki yardım (avukat bulma vb.) almasını kolaylaştırır. Aynı zamanda, gözaltı sürecinin keyfiliğe karşı denetlenmesini sağlayan önemli bir güvencedir. 2) Kişisel ve Ekonomik Durumun Sorulması (CMK m. 147/1-g): Bu hükmün birden fazla amacı vardır. a) Bireyselleştirme: Mahkemenin, sanığın kişiliği hakkında bilgi sahibi olarak cezayı bireyselleştirmesine (TCK m. 61) yardımcı olur. b) Adli Para Cezası: Olası bir adli para cezasının taksitlendirilmesi veya miktarının belirlenmesinde (TCK m. 52) bir ölçüt oluşturur. c) HAGB ve Erteleme: Sanığın kişiliği hakkında bir kanaat oluşturarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) veya cezanın ertelenmesi (TCK m. 51) gibi kuramların uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine yardımcı olur. d) Zorunlu Müdafilik: Sanığın ekonomik durumunun avukat tutmaya elverişli olup olmadığını anlamak ve gerekirse barodan müdafi atanmasını (CMK m. 150) sağlamak için de bir veri sunar.