Tarafların vekaletnamelerinde 'uzlaşma teklifini kabul veya redde' ilişkin açık bir yetki bulunmadıkça, uzlaştırma teklifinin avukata yapılması geçerli midir? Bu kuralın istisnası nedir ve uzlaşma teklifinin bizzat tarafa yapılmasının önemi nedir?
Hayır, vekaletnamede bu konuda açık ve özel bir yetki bulunmadıkça, uzlaştırma teklifinin avukata yapılması geçerli değildir. Uzlaştırma, tarafların şahsına sıkı sıkıya bağlı, kişisel bir irade beyanı gerektiren bir haktır. Bu nedenle teklifin muhatabı, kural olarak şüpheli, sanık veya mağdurun bizzat kendisidir. Teklifin bizzat tarafa yapılmasının önemi, kişinin bu önemli hukuki kurumun anlamını, sonuçlarını (örn. tazminat davası açılamayacağı) ve edimlerini tam olarak idrak ederek, özgür iradesiyle bir karar vermesini sağlamaktır. Yargıtay kararlarında (örn: Y1CD-2022/8122 E.) sanık müdafiine yapılan uzlaşma teklifi hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır: Mağdur veya suçtan zarar görenin bir 'özel hukuk tüzel kişisi' (şirket, dernek, vakıf) olması halinde, vekaletnamede özel yetki varsa, tüzel kişinin vekiline (avukatına) uzlaşma teklifinde bulunulabilir. (Bkz: Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği m.29 ve Y4CD-2021/39857 E. kararı)