02/12/2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile CMK m. 253'te yapılan değişiklikle, TCK m. 106/1. maddesindeki basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmasının, daha önce bu suçtan mahkum olmuş ve cezası kesinleşmiş hükümlüler açısından hukuki sonucu ne olur? Lehe kanun uygulamasının bu bağlamdaki işleyişini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312385

Bu değişiklik, TCK m. 7/2'de düzenlenen 'lehe olan kanunun geçmişe yürümesi' ilkesi gereğince, cezası kesinleşmiş olan hükümlüler için de uygulanır. Uzlaştırma, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirebilen bir kurum olduğu için, sadece bir usul hukuku kurumu değil, aynı zamanda maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar da doğurur. Dolayısıyla, lehe olan bu düzenlemeden geçmişte mahkum olanlar da yararlanmalıdır. İşleyiş şu şekildedir: Hükümlü veya vekili, mahkumiyet kararını veren mahkemeye bir dilekçe ile başvurarak 'uyarlama yargılaması' yapılmasını talep eder. Mahkeme, dosya üzerinden veya duruşma açarak, suçun yeni düzenlemeye göre uzlaştırma kapsamına girdiğini tespit ederse, dosyayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırma bürosu tarafından yürütülen süreç sonunda taraflar uzlaşırsa, mahkeme daha önce verdiği mahkumiyet hükmünü kaldırarak 'davanın düşmesine' karar verir. Bu düşme kararı, hükümlünün adli sicil kaydının silinmesini de sağlar. (Bkz: Yargıtay 4. CD, 2018/12846 K.)