5237 sayılı TCK'nın 32/2. maddesi kapsamında 'davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış' olduğu raporla tespit edilen bir sanık hakkında, müdafii huzurunda olsa dahi, CMK m. 191 ve 147 uyarınca sorgusu yapılmadan hüküm kurulması mümkün müdür? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/458 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312381

Hayır, mümkün değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 32/2 kapsamında akıl hastalığı nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan bir sanık hakkında dahi, CMK'nın temel usul kurallarının uygulanması zorunludur. Sanığa sadece zorunlu müdafi atanması yeterli değildir; bu müdafiinin huzurunda, mahkeme tarafından CMK m. 191 ve 147'ye uygun olarak usulünce sorgusunun yapılması gerekir. Sanığın akıl sağlığındaki bu durum, onun savunma hakkından mahrum bırakılmasını gerektirmez, aksine savunmasının daha özenli bir şekilde alınmasını zorunlu kılar. Sorgu yapılmadan, sadece müdafiinin beyanlarıyla yetinilerek hüküm kurulması, sanığın kendisini doğrudan ifade etme ve mahkemeyle doğrudan temas kurma hakkını elinden alır. Bu durum, savunma hakkının ağır bir şekilde kısıtlanmasıdır ve kararın bozulmasını gerektirir.