KVKK m. 28/1-a'da yer alan 'kişisel verilerin, gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi' istisnasının, eşlerin boşanma davasında delil toplamak amacıyla birbirlerinin verilerini işlemesini hukuka uygun hale getirip getirmeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312358

Hayır, bu istisna eşlerin birbirlerinin verilerini boşanma davası için toplamasını hukuka uygun hale getirmez. Makalede de belirtildiği gibi, bu hükmün amacı ve kapsamı dardır. Hüküm, 'aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler'den bahsetmektedir. Bu ifade, aile yaşamının doğal akışı içinde ortaya çıkan (sağlık, eğitim, alışveriş, güvenlik, ortak seyahat planlaması gibi) zorunlu veri işlemelerini kapsar. Amacı, aile içi mahrem alandaki sıradan veri paylaşımlarını KVKK'nın katı kurallarından muaf tutmaktır. Ancak hüküm, bu şekilde işlenen verilerin 'üçüncü kişilere verilmemesi ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulması' şartını da getirmiştir. Bir eşin, diğer eşin verilerini boşanma davasına sunmak üzere sistematik olarak toplaması, 'aile fertleriyle ilgili bir faaliyet' değil, hasmane bir delil toplama faaliyetidir. Ayrıca bu verilerin mahkemeye (üçüncü kişi sayılır) sunulması, hükümdeki 'üçüncü kişilere verilmeme' şartını da ihlal eder. Dolayısıyla, KVKK m. 28/1-a, boşanma davası için casusluk yapmayı veya hukuka aykırı delil toplamayı meşrulaştıran bir istisna olarak yorumlanamaz.