TCK m. 98/1'de yer alan 'hal ve koşulların elverdiği ölçüde' ifadesi, yardım etme yükümlülüğünün sınırlarını nasıl belirlemektedir? Bu ifadenin hukuki yorumunu yapınız.
TCK m. 98/1'deki 'hal ve koşulların elverdiği ölçüde' ifadesi, yardım yükümlülüğünün mutlak olmadığını, somut olayın özelliklerine göre belirlenecek objektif ve sübjektif sınırlar dahilinde geçerli olduğunu belirtir. Bu ifade, kanun koyucunun kişilerden kahramanlık beklemediğini gösterir. Yorumlanırken şu hususlar dikkate alınmalıdır: 1) Objektif Koşullar: Olay yerinin tehlikeli olması (yangın, sel vb.), yardım için gerekli araç-gerecin bulunmaması gibi durumlar. 2) Sübjektif Koşullar: Yardım edecek kişinin kendi can veya mal güvenliğini tehlikeye atma riski, fiziksel veya sağlık durumu (örneğin, yüzme bilmeyen birinin boğulan birine yardım etme yükümlülüğünün olmaması), bilgi ve beceri eksikliği. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/51746 E. kararında da belirtildiği gibi, failin kendisini veya bir başkasını tehlikeye sokmadan, olanakları, gücü ve yeteneğiyle orantılı bir yardım beklenir. Eğer doğrudan yardım etmek bu koşullar nedeniyle mümkün değilse, kişinin sorumluluktan kurtulması için ikinci seçimlik hareket olan 'durumu derhal ilgili makamlara bildirme' yükümlülüğü devreye girer. Bu bildirim de yine hal ve koşullara göre en uygun yöntemle (telefon, seslenme vb.) yapılmalıdır.