Bir uzlaştırma raporunda, tarafların zararın belirlenmesi konusunda anlaşamadığı ve zararın objektif kriterlere göre belirlenmediği bir durumda, bu rapora dayanılarak hüküm kurulabilir mi? Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi'nin 2020/10810 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Hayır, bu tür bir rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Uzlaştırmanın temel unsurlarından biri, suçtan kaynaklanan 'zararın giderilmesi' konusunda tarafların anlaşmasıdır. Bu zararın ne olduğunun somut ve objektif bir şekilde belirlenmesi, uzlaşma müzakerelerinin sağlıklı yürütülmesi için bir ön koşuldur. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, eğer ortada bir hukuk mahkemesince belirlenmiş bir zarar yoksa, zararın objektif kriterlere göre (örneğin, bir bilirkişi marifetiyle) belirlenmesi ve taraflara bu miktar üzerinden uzlaşma teklifinde bulunulması gerekir. Sadece katılanın soyut ve tek taraflı zarar iddiası üzerinden yapılan bir uzlaştırma girişimi, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Zarar miktarı belirsizken, tarafların ne üzerinde anlaştıkları da belirsiz kalır. Bu durum, uzlaşmanın temel mantığına aykırıdır ve bu şekilde düzenlenen bir rapora dayanılarak verilen karar, usuli bir eksiklik nedeniyle bozulmalıdır.