Elkoyma kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin itiraz üzerine merciin verdiği karar CMK m. 271/4 uyarınca kesindir. 'Kanun yararına bozma' (CMK m. 309) kurumunun, bu tür kesinleşmiş ara kararlarındaki hukuka aykırılıkları gidermedeki rolünü ve önemini, makaledeki tartışmalar ışığında değerlendiriniz.
Kanun yararına bozma (KYB), olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) tükendikten sonra veya bu yollara tabi olmayan kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıkları gidermek ve içtihat birliğini sağlamak amacıyla düzenlenen olağanüstü bir kanun yoludur. Elkoyma kararının reddine ilişkin itiraz üzerine verilen merci kararı, CMK m. 271/4 uyarınca kesin olup, esas hükümle birlikte temyiz edilemeyen, bağımsız bir ara karardır. Makalede de savunulduğu gibi, bu tür bir kararda bariz bir hukuka aykırılık (örneğin, sanık olmayan üçüncü kişinin malına el konulması) varsa ve bu karar düzeltilemiyorsa, mülkiyet hakkı üzerinde yargılama sonuna kadar sürecek ağır bir ihlal meydana gelir. İşte KYB kurumu, tam da bu tür durumlar için vardır. Olağan kanun yollarıyla denetlenemeyen ve kesinleşen bu karardaki hukuka aykırılığı, Yargıtay'ın denetimine sunarak giderme ve hukukun doğru uygulanmasını sağlama işlevi görür. Bu yolun kapatılması, temel hakları ihlal eden bariz hukuka aykırılıkların yargılama sonuna kadar devam etmesine göz yummak ve etkili bir iç hukuk yolunu ortadan kaldırmak anlamına gelir.