Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/7135 E. sayılı kararında, trafik kazasının 'meskun mahal içinde' gerçekleşmesi, TCK m. 98 suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilirken neden bir faktör olarak dikkate alınmıştır?
Kazanın 'meskun mahal içinde' (yerleşim yeri içinde) gerçekleşmesi, TCK m. 98'in unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirirken dolaylı ama önemli bir faktördür. Çünkü meskun mahalde bir kaza olduğunda, çevrede başka insanların bulunma, olayı görme ve yardım etme ihtimali, ıssız bir yola göre çok daha yüksektir. Yargıtay kararında da 'olaya tanık olan başka kişinin öleni hastaneye kaldırdığı hususu da dikkate alındığında' denilerek bu duruma işaret edilmiştir. Olayın meskun mahalde olması, mağdurun kendi haline terk edilmiş sayılmayacağı, bir şekilde yardım alabileceği ihtimalini güçlendirir. Eğer, meskun mahalde olmasına rağmen, gece vakti kimsenin olmadığı bir sokakta kaza olmuşsa ve kimse yardım etmemişse, sürücünün TCK m. 98'den sorumluluğu doğabilir. Ancak karardaki gibi, başka bir tanığın zaten yardım ettiği bir durumda, olayın meskun mahalde olması, bu yardımın hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştiği ve failin yardımının 'gereksiz' hale geldiği argümanını destekleyen bir olgusal zemin oluşturur.