Bir sanığın mahkemede, CMK m. 191/3-b uyarınca iddianamenin kendisine okunmadığını veya okunduğunun tutanağa yazılmadığını iddia etmesi halinde, bu durumun hukuki sonucu ne olur? İddianamenin okunmasının adil yargılanma hakkı açısından taşıdığı önemi izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312304

İddianamenin okunması, sanığın savunma hakkını etkin bir şekilde kullanabilmesi için zorunlu bir usuli işlemdir. CMK m. 191/3-b'de bu açıkça düzenlenmiştir. Bu işlemin amacı, sanığın üzerine atılı suçu, bu suçun dayanağı olan maddi vakıaları ve delilleri resmi olarak ve mahkeme huzurunda öğrenmesini sağlamaktır. Bu, 'isnadı öğrenme hakkı'nın bir gereğidir ve adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2019/3649 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, iddianamenin okunmaması veya okunduğunun duruşma tutanağına yazılmaması, CMK m. 191/3-b'ye aykırılık teşkil eder ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bir bozma nedenidir. Tutanak, yapılan işlemlerin ispatı açısından temel belgedir. İddianamenin okunduğuna dair bir kaydın tutanakta yer almaması, bu işlemin yapılmadığına dair güçlü bir karine oluşturur. Bu eksiklik, yargılamanın ilerleyen aşamalarında telafi edilemeyecek bir usul hatası olarak kabul edilir.