Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021/7640 E. sayılı kararında, uyuşturucu madde ile yakalanan bir şüphelinin kolluk tarafından 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifadesinin alınması neden hukuka aykırı bulunmuştur? Şüpheli ile bilgi sahibi arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312302

Bu işlemin hukuka aykırı bulunmasının nedeni, 'şüpheli' sıfatını haiz bir kişiye, bu sıfatın gerektirdiği yasal güvenceler (susma hakkı, müdafi hakkı vb.) sağlanmadan, sanki olayın bir tanığıymış gibi 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifade aldırılmasıdır. Şüpheli ile bilgi sahibi (tanık) arasındaki temel fark, ceza muhakemesindeki konumları ve sahip oldukları haklardır. - Şüpheli (CMK m. 2/1-a): Hakkında soruşturma yapılan ve suç işlediği yönünde başlangıç şüphesi bulunan kişidir. Kendisini ve yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmama (susma hakkı - CMK m. 147/1-e) ve müdafi yardımından yararlanma (CMK m. 147/1-c) gibi temel savunma haklarına sahiptir. - Bilgi Sahibi/Tanık (CMK m. 43 vd.): Soruşturma konusu olay hakkında bilgisi, görgüsü olan üçüncü kişidir. Kural olarak tanıklık yapmakla ve doğruyu söylemekle yükümlüdür (CMK m. 43, 44). Yargıtay kararında, uyuşturucu madde ile yakalanan bir kişinin, o anda suç işleme şüphesi altında olduğu ve dolayısıyla 'şüpheli' konumunda olduğu açıktır. Bu kişiye, şüpheli hakları hatırlatılmadan 'bilgi sahibi' olarak ifade alınması, CMK m. 147'de düzenlenen güvencelerin dolanılması anlamına gelir. Bu yolla elde edilen beyan, hukuka aykırı delildir ve hükme esas alınamaz.