Kasten öldürme suçunun 'töre saikiyle' (TCK m. 82/1-k) işlendiğinin kabulü için Yargıtay'ın aradığı koşullar nelerdir? Bir kişinin, sadece namusunu lekelediğini düşündüğü birini öldürmesi bu nitelikli halin uygulanması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312274

Sadece namusunu lekelediği düşüncesiyle birini öldürmek, töre saikinin varlığı için tek başına yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, suçun töre saikiyle işlendiğinin kabulü için daha spesifik koşullar aranmaktadır. Bunlar: 1) Aile Meclisi Kararı: Genellikle öldürme kararının, ailenin veya aşiretin büyüklerinden oluşan bir 'aile meclisi' tarafından alınmış olması aranır. Bu karar, fiilin kişisel bir öfkeden ziyade, topluluğun ortak bir kararı olduğunu gösterir. 2) Görevlendirme: Failin, bu kararı icra etmek üzere aile meclisi tarafından görevlendirilmiş olması gerekir. Fail, kişisel bir istekle değil, bir 'görev bilinciyle' hareket etmelidir. 3) Töreye Aykırılık Algısı: Mağdurun davranışının, o topluluğun yerleşik ve bağlayıcı kabul ettiği töre kurallarına (örneğin, evlenmeden birlikte yaşama, aile izni olmadan evlenme vb.) aykırı olduğunun düşünülmesi gerekir. Bu koşullar, eylemin kişisel bir intikam veya anlık bir öfkeden kaynaklanmadığını, aksine toplumun bir kesiminde yerleşmiş, insan onuruna ve yaşam hakkına aykırı bir geleneğin dayatmasıyla işlendiğini ortaya koyar. Bu nedenle, aile meclisi kararı gibi objektif unsurlar olmadan, sadece failin sübjektif namus algısıyla hareket etmesi genellikle haksız tahrik kapsamında değerlendirilir, töre saiki olarak kabul edilmez.