Bir eşin, diğer eşe karşı işlenmekte olan ve ani gelişen bir suç (örneğin hakaret veya tehdit) sırasında, başka bir delil elde etme imkanı olmaksızın yaptığı ses kaydı, boşanma davasında delil olarak kullanılabilir mi? Bu eylem TCK açısından suç teşkil eder mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili içtihadını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312259

Bu durumda, elde edilen ses kaydı hukuka uygun kabul edilebilir ve hem ceza yargılamasında hem de boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Bu eylem TCK açısından da suç teşkil etmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli, 2010/5-187 E. sayılı kararında bu durum, 'meşru savunma' kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilmiştir. Karara göre, 'Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur.' Buradaki temel şartlar şunlardır: 1) Kişiye karşı işlenmekte olan bir suç (haksız saldırı) olmalıdır. 2) Kayıt, bu saldırıyı kanıtlamak amacıyla yapılmalıdır. 3) Başka türlü delil elde etme imkanı olmamalıdır. 4) Durum ani gelişmelidir. Bu şartlar altında yapılan bir kayıt, TCK m. 133 (Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) suçunu oluşturmaz ve elde edilen delil hukuka uygun olur. Bu delil, ceza davasında kullanılabileceği gibi, hukuka uygun olduğu için boşanma davasında da (HMK m. 189/2 yasağına takılmadan) kullanılabilir.