5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi ve CMK m. 128/4 uyarınca, kaçakçılıkta kullanılan bir araca elkoyma kararının icra şekli nedir? Makalede tartışılan olayda bu kurala uyulmamasının hukuki sonucu ne olmalıdır?
5607 sayılı Kanun m. 10, kaçakçılıkta kullanılan taşıtlara CMK m. 128/4'e göre el konulacağını belirtir. CMK m. 128/4 ise 'Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur' hükmünü amirdir. Bu hükmün anlamı, aracın fiziken alıkonulması yerine, trafik siciline 'elkoyma şerhi' konularak devrinin engellenmesi ve aracın sahibine veya yediemin olarak belirlenen bir kişiye 'muhafaza edilmek üzere' teslim edilmesidir. Amaç, hem elkoyma tedbirinin amacına ulaşmasını (ilerideki olası müsadereyi güvence altına almak) sağlamak hem de aracın ekonomik değerinin çürümesini önleyerek mülkiyet hakkına orantısız bir müdahaleyi engellemektir. Makalede tartışılan olayda, aracın sicile şerh verilerek iade edilmesi gerekirken fiziken alıkonulması, kanunun emredici hükmüne açık bir aykırılıktır. Bu durum, tek başına kanun yararına bozma talebinin kabulü için yeterli bir hukuka aykırılık sebebidir ve kararın bozulmasını gerektirir.