Makalede tartışılan Yargıtay kararına konu olayda, kaçak mal naklinde kullanıldığı iddia edilen aracın sahibinin ceza davasında sanık olarak yer almaması, CMK m. 128 ve m. 131 açısından elkoyma tedbirinin devamı için ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312253

Bu durum, elkoyma tedbirinin devamı için ciddi bir hukuka aykırılık teşkil etmektedir. CMK m. 128/1, elkoyma tedbirinin kural olarak 'şüpheli veya sanığa ait' malvarlığı değerleri hakkında uygulanabileceğini belirtir. Aracın sahibi olan kişi, yargılamada sanık olarak yer almıyorsa, yani hakkında bir suç isnadı yoksa, aracına 'şüpheli veya sanığa ait' olduğu gerekçesiyle el konulması hukuken sorunludur. Bu durumda, araç sahibi 'üçüncü kişi' konumundadır. CMK m. 131/1, 'üçüncü kişilere ait el konulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde' iade edileceğini düzenler. Araç sahibi sanık olmadığı için, aracın TCK m. 54 uyarınca müsaderesi (iyiniyetli üçüncü kişiye ait malın müsaderesi kural olarak mümkün değildir) ihtimali oldukça zayıftır. Ayrıca, aracın delil olarak muhafazasına gerek kalmadığı açıktır. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinde belirttiği gibi, sanık olmayan üçüncü kişiye ait aracın iade edilmesi gerekirdi. İade talebinin reddedilmesi, CMK m. 128 ve m. 131'in ruhuna ve lafzına aykırıdır.