Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2019/3649 E., 2019/14057 K. sayılı kararında belirtilen bozma nedenlerinden olan 'sanığın sorgusunun yapıldığı oturumda kimlik tespiti yapılmaması', ceza muhakemesi hukuku açısından neden mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir? Bu usuli eksikliğin temelini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #312229

Sanığın kimliğinin tespiti, CMK Madde 147/1-a'da düzenlenen ve sorgunun en başında yapılması gereken temel bir usuli işlemdir. Bu işlemin amacı, yargılanan kişinin doğru kişi olduğundan emin olmak, cezanın şahsiliği ilkesini güvence altına almak ve olası bir karışıklığı önlemektir. Kimlik tespiti yapılmadan yapılan bir yargılama, hükmün yanlış kişiye yönelik kurulması gibi son derece ciddi bir adli hataya yol açabilir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu eksikliği bir bozma nedeni sayması, yargılamanın temel taşlarından biri olan sanığın doğru ve şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ilkesinin ihlal edilmesindendir. Bu eksiklik, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan yargılamanın usulüne uygun yürütülmesi ilkesine aykırılık teşkil eder ve bu nedenle telafisi güç zararlara yol açabileceği için mutlak bir bozma nedeni olarak değerlendirilir.