CMK Madde 147 uyarınca şüphelinin veya sanığın kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırma yükümlülüğü ile susma hakkı arasındaki ilişkiyi, bu iki hakkın/yükümlülüğün sınırlarını belirterek açıklayınız.
CMK Madde 147/1-a, şüpheli veya sanığın kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlü olduğunu belirtir. Buna karşın, aynı maddenin 1-e bendi, şüpheliye veya sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğunu (susma hakkı) söyler. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, susma hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan suçsuzluk karinesinin tamamlayıcı bir unsurudur ve sadece 'isnat edilen suç hakkında açıklamada bulunmamayı' kapsar. Dolayısıyla, bir şüpheli veya sanık, üzerine atılı suçun maddi vakıalarına, delillere veya suçlamaya ilişkin sorulara cevap vermeyerek susma hakkını kullanabilir, ancak kimlik tespiti için sorulan ad, soyad, adres gibi kişisel kimlik bilgilerini doğru bir şekilde beyan etmek zorundadır. Bu iki düzenleme birbiriyle çelişmez; biri kimlik tespiti yükümlülüğünü, diğeri ise esasa ilişkin savunma hakkını düzenler.