Uyuşturucu madde kullanma suçundan sanığın savunmasının aksine, maddeyi satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin delil olarak yalnızca 'soyut bir muhbir ihbarı' mevcutsa, mahkeme uyuşturucu madde ticareti suçundan (TCK m. 188/3) mahkumiyet kararı verebilir mi? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2007/6552 sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31216

Veremez. Yargıtay'ın anılan kararı ve yerleşik içtihatları uyarınca, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilebilmesi için, bu suçu işlediğine dair 'kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin kanıt' bulunmalıdır. 'Soyut bir muhbir ihbarı', tek başına bu nitelikte bir kanıt değildir. Somut olayda, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı kişisel kullanım sınırları içindeyse ve sanık tüm aşamalarda maddeyi kullanmak için bulundurduğunu istikrarlı bir şekilde savunuyorsa, bu savunmanın aksini ispatlayan (tanık beyanı, teknik takip, satışa yönelik davranışların tespiti gibi) başka somut deliller olmadan, sadece kimliği belirsiz veya doğruluğu test edilmemiş bir ihbara dayanılarak ticaret suçundan mahkumiyet kararı verilemez. Bu durum, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir gereğidir. Mahkeme, bu durumda sanığın eyleminin TCK m. 191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu kabul etmelidir.