Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/1254 E. sayılı kararında, 'neticenin öngörülebilirliği' taksirin bir unsuru olarak nasıl ele alınmıştır ve somut olayda 50 yaşındaki bir kişiye yumruk atılması neden öngörülebilir bir ölüm neticesi olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31212

YCGK kararında taksirin unsurları sayılırken, 'sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması' şartı üzerinde durulmuştur. Öngörülebilirlik, failin iradi hareketinin neden olabileceği zararlı sonuçların, objektif olarak tahmin edilebilir olmasıdır. Bu değerlendirme yapılırken, failin içinde bulunduğu sosyal çevre, eğitim durumu, bilgi düzeyi ve 'ortak hayat tecrübeleri' dikkate alınır. Somut olayda YCGK, sanığın eyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna karar verirken, lise mezunu ve 28 yaşında olan sanığın yaşam tecrübesi ve eğitim düzeyi ile ortak tecrübeler göz önüne alındığında, 50 yaşındaki bir kişinin yüzüne yumrukla vurulması neticesinde (özellikle altta yatan bir rahatsızlık olmasa bile) ölüm gibi ağır bir sonucun meydana gelebileceğinin 'öngörülebilir' olduğuna hükmetmiştir. Yani, bu tür bir eylemin potansiyel olarak ölümcül olabileceği, ortalama bir insanın hayat tecrübesiyle bilebileceği bir durumdur. Failin bu öngörülebilir neticeyi öngörememiş olması, onun dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve dolayısıyla taksirle sorumlu olduğunu gösterir.