Vergi kaçakçılığı suçunun (VUK m. 359), kara para aklama (TCK m. 282) suçunun öncül suçu olup olmayacağı tartışmasında 'kazanç' kavramı nasıl bir merkezi rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31201

Tartışmanın merkezinde, 'kazanç' kavramının nasıl tanımlandığı ve vergi kaçakçılığı fiiliyle bir 'kazanç elde edilip edilmediği' sorusu yer almaktadır. Vergi kaçakçılığının öncül suç olmadığını savunanlar, 'kazanç' kavramını 'aktifin artması' olarak dar yorumlarlar. Onlara göre, vergi kaçakçılığında failin malvarlığının aktifine suç yoluyla giren yeni bir değer yoktur; sadece meşru yolla elde edilmiş mevcut malvarlığından çıkması gereken bir değer (vergi) çıkmamıştır. Yani, 'kazancın kaynağı' suç değildir. Vergi kaçakçılığının öncül suç olduğunu savunanlar ise 'kazanç' kavramını daha geniş yorumlarlar. Onlara göre 'kazanç', sadece aktifin artmasıyla değil, 'pasifin haksız yere azalmasıyla' da oluşur. Vergi bir borçtur ve kamuya aittir. Fail, vergi kaçakçılığı suçunu işleyerek bu borçtan kurtulmakta ve aslında kendisine ait olmayan bir değeri uhdesinde tutarak haksız bir 'kazanç' sağlamaktadır. Bu kazancın kaynağı da doğrudan doğruya vergi kaçakçılığı suçudur. Dolayısıyla, 'kazanç' kavramının dar veya geniş yorumlanması, suçun öncül suç sayılıp sayılmamasında belirleyici olmaktadır.