Sanıkların, markette hırsızlık yapan mağdurları yakalayıp depoda kısa bir süre alıkoyması eyleminde, TCK 109. maddesinin temel ceza tayininde dikkate alınması gereken hususlar nelerdir? Yargıtay bu durumda 'orantılılık' ilkesini nasıl vurgulamıştır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1414 E., 2020/101 K. sayılı kararına göre, TCK 109/2'de düzenlenen suçta temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında tayininde TCK 61/1'de yer alan 'suçun işleniş biçimi', 'kullanılan araçlar', 'işlendiği zaman ve yer', 'konunun önem ve değeri', 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı', 'failin kusurunun ağırlığı', 'amaç ve saiki' gibi hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. Birden fazla nitelikli hâlin bir arada bulunması temel cezayı alt sınırdan uzaklaştırabilir, ancak bu durumun da orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olması zorunludur. Somut olayda, mağdurların hırsızlık yapması ve sonrasında sanıklara küfretmesi, sanıkların adli işlem için kolluk birimlerine şikâyet etme hakları varken kısa süre alıkoymaları, kolluk gelseydi intikal süresine yakın bir süre alıkoymaları gibi hususlar temel ceza tayininde dikkate alınmalıdır. Temel cezanın kanun maddesindeki ifadelerin aynen tekrarıyla belirlenmesi ve somutlaştırma yapılmaması hatalıdır. (TCK m.61, 109; Ceza Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2020/101 K.).