Bir trafik kazası sonrası ya da acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyulan bir durumda mağdurun içinde bulunduğu durum, dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olan 'tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanma' (TCK 158/1-b) kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay bu konuda nasıl bir ölçüt belirlemiştir?
Yargıtay, TCK 158/1-b maddesindeki 'zor şartlar' ibaresinin mağdur esas alınarak sübjektif olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mağdurun zor şartlarda bulunup bulunmadığı, olaysal olarak incelenmelidir. Örneğin, trafik kazasına maruz kalma, hastanede acil yardıma ihtiyaç duyma, deprem sonrası muhtaç duruma düşme bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak her trafik kazasında veya her hastalıkta kişinin zor şartlar altında olduğu kabul edilmemelidir. Olayın zaman dilimi, hastalığın/yaralanmanın boyutu, mağdurun ekonomik/sosyal durumu, olaydan etkilenme derecesi ve sanığın müdahale tarzı gibi hususlar dikkate alınarak bir karar verilmelidir. (TCK m.158/1-b; Yargıtay 15. CD. 23/01/2013, 18168/1054; Yargıtay 15. CD. 13.02.2017, 15895/5902).