Sanık, bankadan kredi çekebilmek için maaşını olduğundan yüksek gösteren sahte bir maaş bordrosu düzenleyip bankaya sunmuştur. Ancak gerçekte de beyan ettiği miktarda maaş aldığını iddia etmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2012/27271 E. sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda hangi araştırmaları yaparak TCK m. 211'in uygulanıp uygulanmayacağını ve eylemin 'faydasız sahtecilik' olup olmadığını değerlendirmesi gerekir?
Yargıtay'ın anılan kararına göre mahkeme şu çok yönlü araştırmayı yapmalıdır: 1) TCK m. 211 (Gerçek Durumun Belgelenmesi) Açısından: Sanığın çalıştığı şirketten, suç tarihinde sanığa yapılan gerçek ödemelere ilişkin belgeler (bordrolar, banka kayıtları vb.) getirtilmelidir. Eğer sanığın gerçekten de sahte belgede belirttiği miktarda maaş aldığı saptanırsa, eylemin 'gerçek bir durumun belgelenmesi' amacıyla işlenip işlenmediği ve TCK m. 211'deki indirim hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır. 2) Aldatma Kabiliyeti ve Faydasız Sahtecilik Açısından: İlgili bankaya, bu tür kredi başvurularında başvuru sahibinin çalıştığı şirketin telefonla aranarak teyit alınmasının mutat bir uygulama olup olmadığı sorulmalıdır. Eğer bu, standart bir prosedür ise, belgenin sahteliğinin basit bir araştırmayla ortaya çıkacağı muhakkak olduğundan, belgenin aldatma kabiliyetinin bulunmadığı ve eylemin 'faydasız sahtecilik' kapsamında kalarak suç oluşturmayacağı gözetilmelidir. Mahkeme, bu araştırmaları yapmadan karar verirse, eksik soruşturma yapmış olur.