Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılması usulünün, 5901 sayılı TVK m. 12/1-b ve 6458 sayılı YUKK m. 31/1-j hükümleri üzerinden hukuka uygun olduğu savunulabilir mi? Metinde bu görüşe karşı hangi argümanlar öne sürülmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31074

Bu usulün hukuka uygun olduğu, TVK m. 12/1-b'nin '6458 sayılı Kanun m. 31/1-j uyarınca ikamet izni alanların' istisnai olarak vatandaşlık kazanabileceğini belirttiği, Yönetmelik m. 20'de sayılan yatırımların da m. 31/1-j'de Cumhurbaşkanına verilen 'kapsam ve tutarı belirleme' yetkisi kapsamında olduğu ve bu yatırımı yapanın ikamet izni alma şartını da sağlamış sayılacağı şeklinde savunulabilir. Ancak metin yazarı bu görüşe şu argümanlarla karşı çıkmaktadır: 1) İkamet İzni Alınmaması: Uygulamada, Yönetmelik m. 20'deki yatırımı yapan yabancı, fiilen kısa dönem ikamet izni almadan ve 6458 sayılı Kanun m. 32'deki diğer ikamet izni şartlarını (adli sicil kaydı, barınma şartları vb.) sağlamadan doğrudan vatandaşlık başvurusunda bulunmaktadır. Bu durum, TVK m. 12/1-b'nin 'ikamet izni alanlar' şeklindeki açık şartını ihlal etmektedir. 2) Normlar Hiyerarşisi: Yönetmelik, kanunun aradığı 'ikamet izni alma' şartını fiilen ortadan kaldırarak kanuna aykırı bir durum yaratmaktadır. Yönetmelikler kanunlara aykırı olamaz (Anayasa m. 124). 3) Amaç Farklılığı: 6458 sayılı Kanun ikamet izinlerini, 5901 sayılı Kanun ise vatandaşlığı düzenler. Bir kanunun ikamet izni için tanıdığı yetki, diğer bir temel hak olan vatandaşlığın verilmesi için doğrudan dayanak olarak kullanılamaz. Bu, dolaylı ve zorlama bir yorum olur.