15 Temmuz darbe teşebbüsü gibi olaylarda, Anayasayı İhlal Suçu (TCK 309) bakımından suçun oluşumu nasıl değerlendirilir?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3800 E., 2018/957 K. sayılı kararına göre, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, eş zamanlı ve senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulunan her türlü icrai veya ihmali (garantörlük yükümlülüğü hallerinde) hareket bu suça iştirak olarak kabul edilir. (TCK m. 309, Y16CD 2017/3800 E., 2018/957 K.)