Vergi kaçakçılığı suçunun (VUK m. 359), TCK m. 282 kapsamında bir 'öncül suç' olarak kabul edilmesi gerektiğini savunan karşı görüşün temel hukuki argümanları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31040

Metinde aktarılan karşı görüşün temel argümanları şunlardır: 1) Dolaylı Gelir ve Pasifin Azalması: Fail, vergi kaçakçılığı suçunu işleyerek Devlete ödemesi gereken bir meblağı ödememekte, yani malvarlığındaki bir pasifi (borcu) azaltmaktadır. Aktifin artması gibi, pasifin haksız yere azalması da bir 'kazanç' olarak nitelendirilebilir. Bu kazanç, doğrudan VUK m. 359'daki suçun işlenmesi 'sonucunda' elde kalmaktadır, dolayısıyla 'suçtan kaynaklandığı' kabul edilmelidir. 2) 'Suçtan Kaynaklanma' İfadesinin Geniş Yorumu: TCK m. 282'deki 'suçtan kaynaklanan' ifadesinin, 'suçtan doğrudan elde etme' şeklinde dar yorumlanmaması gerekir. Vergi kaçakçılığı suçu işlenmesiyle birlikte, meşru kazancın vergilendirilmeyen kısmı artık gayrimeşru bir nitelik kazanmakta ve kaynağını bu suç oluşturmaktadır. 3) Eşik Sisteminin Genişletici Etkisi: 5237 sayılı TCK, mülga 4208 sayılı Kanun'daki katalog sistemini terk edip eşik sistemini benimseyerek aklama suçunun kapsamını genişletmiştir. Vergi kaçakçılığı suçunun cezası da bu eşiğin üzerindedir. Dolayısıyla, kanun koyucunun amacının vergi kaçakçılığını da kapsamak olduğu savunulabilir.