Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2020/1739 K. sayılı kararında, 'banka müdürünün bankacılık mevzuatına aykırı usulsüzlüklerle kredi vermesi' ve 'arkadaşının (sanık) bu suça azmettirme biçiminde iştirak etmesi' eylemlerinde 'zimmet kastı'nın varlığını ve 'görünüşte teminatla kredi verilmesinin zimmet kastını ortadan kaldırmayacağı' ilkesini açıklayınız. Ayrıca 'banka zararının hesaplanma' kriterlerini belirtiniz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2020/1739 K. sayılı kararında, banka müdürü sanık ile arkadaşı olan diğer sanığın, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde, gerçeği yansıtmayan gelir belgeleri ve sahte yüksek miktarlı ekspertiz tutarları kullanarak, ödeme gücü olmayan kişilere kredi temin etmesi ve bankanın riskini büyük oranda teminatsız bırakması eylemi incelenmiştir. Karar, banka müdürünün üzerine atılı **zimmet suçunu** işlediğine hükmetmiştir. Gerekçe şudur: 'Görünüşte teminatla kredi verilmesi' veya bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemler, zimmet kastını ortadan kaldırmaz. Önemli olan, banka müdürünün, görevi nedeniyle zilyetliğinde olan veya koruma/gözetimi altındaki banka paralarını 'kendisi ya da başkasının zimmetine geçirme' bilinç ve iradesiyle hareket etmesidir. Burada, dolaylı olarak arkadaşı olan sanığı finanse etme amacı, zimmet kastının varlığını gösterir. Arkadaşı olan sanığın ise, yönlendirdiği kişilerle yapılan işlemlerin çokluğu, bu işlemler nedeniyle sağladığı menfaat ve irtibatları nedeniyle, **özgü suç** olan zimmet suçuna **azmettirme** biçiminde iştirak ettiği kabul edilmiştir. Banka zararının hesaplanmasında, 'usulsüz tahsis edilen krediler toplamı, bakiye zimmet miktarının ise gelinen tarih itibariyle yapılan tüm ödemeler bu miktardan düşülerek bulunacak tutar' esas alınmalıdır. Bu karar, bankacılık zimmeti suçunda kastın yorumunu ve suç ortağının iştirak biçimini netleştirmektedir.