5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçunda, 'koşullu salıverilme' (5275 sayılı Kanun m.107/2) ve 'denetimli serbestlik' uygulamalarının, 'Fona veya Hazineye olan borçlar ve tazminatlar'ın ödenmesi şartına bağlılığını açıklayınız. Bu şartın kamu bankaları özelindeki uygulamasını örnekleyiniz.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçundan mahkûm olanların koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanabilmeleri özel koşullara bağlanmıştır. Kural olarak süreli hapis cezalarına mahkûm olanlar cezalarının yarısını iyi halli olarak infaz kurumunda çektiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler (5275 sayılı Kanun m.107/2). Ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 167. maddesi, bu suçlardan mahkûm olanların **Fona (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) veya Hazineye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatların malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece**, haklarında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Denetimli serbestlik için de aynı şart geçerlidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/1148 K. sayılı kararı bu durumu pekiştirir: 'Kamu bankası olan Ziraat Bankasının zararının hükümlü tarafından giderilmemiş olması nedeni ile hükümlü hakkında 5411 sayılı Kanun’un 167. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.' Bu, kamu bankalarının uğradığı zararın giderilmesinin, hükümlülerin infaz rejimindeki lehe uygulamalardan yararlanmaları için bir ön koşul olduğunu gösterir. Bu düzenleme, kamu kaynaklarının korunması ve zimmet suçunun yol açtığı kamusal zararların telafisi amacını taşır.