Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/6823 E., 2022/6714 K. sayılı kararında, 'cinci hoca'nın sözde tedavi esnasındaki 'onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikteki' özel yaşam alanı görüntüsünü 'reklam malzemesi olarak video paylaşım sitesinde yayımlama' eyleminin neden TCK 134/2 (ifşa) suçunu oluşturduğuna hükmedildiğini açıklayınız. Özellikle 'görüntülerin gizlice kayda alınmaması'nın suçun oluşumuna etkisini değerlendiriniz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/6823 E., 2022/6714 K. sayılı kararında, 'cinci hoca' olarak bilinen sanığın, sözde tedavi işlemleri esnasında mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte konuşmalarının ve davranışlarının da yer aldığı özel yaşam alanına ilişkin görüntüsünü kaydedip, yaklaşık bir yıl sonra 'reklam malzemesi olarak' video paylaşım sitesinde yayımlaması eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemin TCK 134/2 (görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal) suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Yerel mahkemenin, 'mağdura ait görüntülerin gizlice kayda alınmaması nedeniyle sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı' gerekçesiyle beraat kararı vermesi ise Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmıştır. Gerekçe şudur: TCK 134. maddesi iki fıkra halinde birbirinden bağımsız birden fazla suç düzenlemektedir. TCK 134/1 (kayıt suçu) için görüntünün 'gizlice' kayda alınması şartken, TCK 134/2 (ifşa suçu) için bu şart aranmaz. İfşa suçunun oluşumu için, bir özel hayat görüntüsünün hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi (yani yayımlanması, yetkisiz kişilerin bilgisine sunulması) yeterlidir. Görüntüler ilk başta rızayla veya açıkça kaydedilmiş olsa dahi, mağdurun rızası olmadan sonradan ifşa edilmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eder ve TCK 134/2'deki suçu oluşturur. Dolayısıyla, 'gizlice kayda alınmaması' argümanı, ifşa suçunun oluşumunu engellemez. Bu karar, ifşa suçunun kayıt suçundan bağımsız olduğunu ve farklı unsurlara sahip olduğunu netleştirmektedir.