Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/1499 K. sayılı kararında, sanığın 'iş arkadaşının uyuduğu esnada açık olan ağzının içerisine kalem yerleştirip tuhaf görüntüsünü gizlice kaydetme ve Facebook'ta yayımlama' eyleminin neden hem TCK 134/1 hem de TCK 134/2 maddeleri gereği ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini açıklayınız. Özellikle 'saygınlığı rencide edici özel yaşam alanı kapsamındaki görüntü' vurgusunu değerlendiriniz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/1499 K. sayılı kararında, sanığın iş arkadaşının uyuduğu esnada açık olan ağzının içerisine kalem yerleştirip tuhaf görüntüsünü gizlice kaydetme ve mağdurun saygınlığını rencide edici özel yaşam alanı kapsamındaki bu görüntüsünü onun bilgisi dışında Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlama eylemi incelenmiştir. Karar, sanığın hem TCK 134/1 (özel hayatın gizliliğini ihlal) hem de TCK 134/2 (görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal) maddeleri gereği ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir. Gerekçe şudur: **1. Kayıt (TCK 134/1):** Mağdurun uyuduğu esnada, onun bilgisi ve rızası dışında 'saygınlığını rencide edici özel yaşam alanı kapsamındaki' tuhaf görüntüsünün gizlice kaydedilmesi, TCK 134/1'deki 'gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlali' suçunu oluşturur. Uyuma hali ve 'tuhaf' görüntünün mahremiyeti, buradaki gizlilik beklentisini güçlendirir. **2. İfşa (TCK 134/2):** Kaydedilen bu görüntünün, mağdurun bilgisi dışında Facebook'ta yayımlanması ise TCK 134/2'deki 'görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. İfşa eylemi, kaydetme eyleminden bağımsız, ayrı bir suçtur. Yargıtay, bu iki fiilin (kayıt ve ifşa) aynı olayda gerçekleştiğini ve her birinin ayrı birer suç oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu durum, özel hayatın gizliliğine yönelik farklı müdahale aşamalarının ceza hukuku açısından bağımsız birer yaptırımı hak ettiğini göstermektedir.