Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/1161 K. sayılı kararında, 'bir dönem duygusal arkadaşlık yapılan mağdurun çıplak görüntülerini rıza ve bilgisi dışında kaydetme' ve 'sonrasında internette yayımlama' eylemlerinin neden hem TCK 134/1 (kayıt) hem de TCK 134/2 (ifşa) suçlarını oluşturduğuna hükmedildiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310273

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/1161 K. sayılı kararında, sanığın bir dönem duygusal arkadaşlık yaptığı mağdur ile internet ortamında görüntülü olarak konuştukları sırada mağdurun soyunduğu ve sanığın mağdurun bilgisi ve rızası dışında mağduru kaydedip, araları bozulduktan sonra bu görüntüleri internette yayımlaması eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemlerin hem **özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1)** hem de **görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/2)** suçlarını oluşturduğuna hükmetmiştir. Gerekçe şudur: **1. Kayıt (TCK 134/1):** Mağdurun çıplak görüntülerini 'bilgisi ve rızası dışında' kaydetmek, TCK 134/1'deki 'gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlali' suçunu oluşturur. Bu, özel hayatın en mahrem alanına yönelik bir müdahaledir. **2. İfşa (TCK 134/2):** Kaydedilen bu görüntülerin daha sonra 'internette yayımlanması', TCK 134/2'deki 'özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme' suçunu oluşturur. İnternet ortamında yayınlama, ifşa eyleminin nitelikli bir şeklidir ve daha ağır cezayı gerektirir. Yargıtay, bu iki fiilin (kayıt ve ifşa) ayrı ve bağımsız suçlar olduğunu kabul etmiştir. Bu durum, özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerin farklı aşamalarının ayrı ayrı cezalandırılabileceğini ve her birinin hukuki koruma gerektiren farklı bir ihlal teşkil ettiğini göstermektedir.