Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/10423 E., 2020/9740 K. sayılı kararında, sanığın müştekiden şikayetinden vazgeçmesi için 'aradan çekil, ayağını denk al, çekilmezsen sonunu iyi görmüyorum, seni öldürürüm' dediği eyleminde 'şantaj' suçu (TCK 107/1) oluşmadığına ilişkin yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasının neden bozma nedeni sayıldığını açıklayınız. Özellikle 'zorlanan hususların açıklanmaması'nı vurgulayınız.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/10423 E., 2020/9740 K. sayılı kararında, sanığın kendisinden şikayetçi olan müştekiye şikayetinden vazgeçmesi için 'aradan çekil, ayağını denk al, çekilmezsen sonunu iyi görmüyorum, seni öldürürüm' dediği eylemi incelenmiştir. Yerel mahkemenin şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurması, Yargıtay tarafından yetersiz gerekçeli bulunarak bozma nedeni sayılmıştır. Gerekçe şudur: TCK 107/1'deki şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın 'yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından' söz ederek mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamasıdır. Kararda, sanığın mağduru 'zorladığı hususların neler olduğu' açıkça açıklanmadan hüküm kurulması yetersiz bulunmuştur. Ayrıca, 'seni öldürürüm' gibi vücut dokunulmazlığına yönelik tehdidin, failin 'yapmaya hakkı olduğu bir eylem' niteliğinde olmadığı, bu nedenle şantaj suçunun unsurunun gerçekleşmediği ve eylemin kül halinde TCK 106/1-ilk maddesine uyan **tehdit suçunu** oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Bu karar, şantaj suçundaki 'zorlama' unsurunun somut ve yasal bir zemine dayanması gerektiğini, aksi halde fiilin genel tehdit hükümlerine tabi olacağını göstermektedir.