Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/11802 E., 2019/3097 K. sayılı kararında, sanığın eski sevgilisine yönelik 'eve saldırırım, evini yakarım' ve 'seni Didim'e götürüp barda çalıştıracağım, erkeklerle yatacaksın, eğer çalışmazsan çocuğu öldürürüm' şeklindeki sözlerinin neden 'şantaj' suçu (TCK 107) yerine 'tehdit' veya 'fuhuş suçunun nitelikli unsuru' olarak değerlendirilmesi gerektiği tartışmasını açıklayınız.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/11802 E., 2019/3097 K. sayılı kararında, sanığın eski sevgilisine yönelik 'gel buluşalım, gelmezsen eve saldırırım, evini yakarım' ve 'seni Didim'e götürüp barda çalıştıracağım, erkeklerle yatacaksın, eğer çalışmazsan çocuğu öldürürüm' şeklindeki sözleri incelenmiştir. Karar, bu eylemlerin neden şantaj suçunu oluşturmadığını açıklarken, 'şantaj' suçunun TCK 107/1'deki maddi unsurunun, sanığın 'yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından' söz ederek mağduru zorlamak olduğunu vurgulamıştır. **1. 'Eve saldırırım, evini yakarım' sözleri:** Bu ifadelerin nasıl şantaj suçunun unsurlarını oluşturduğu tartışılmamış ve açıklanmamıştır. Bu tür tehditler, doğrudan bir mala veya kişisel güvenliğe yönelik tehditlerdir ve TCK 106/1 (tehdit) maddesine uyabilir. **2. 'Seni Didim'e götürüp barda çalıştıracağım, erkeklerle yatacaksın, eğer çalışmazsan çocuğu öldürürüm' sözleri:** Bu sözler ise, 'fuhuş suçunun nitelikli unsuru' olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Zira bu ifadeler, fuhuşa zorlama ve buna bağlı olarak şiddet tehdidi içermektedir. Dolayısıyla, bu eylemler şantaj suçunun 'hakkı olan/yükümlü olduğu bir eylemi kullanarak zorlama' kriterini karşılamadığından, yerel mahkemenin şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurması yasal olmayan gerekçeli bulunarak bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, şantaj suçunun kapsamının dar, tehdit ve fuhuş gibi özel suçların ise kendi unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.