Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/23939 E., 2019/19572 K. sayılı kararında, sanığın müştekilere 'istediklerini yapmazlarsa kendileri hakkında iftira atacağını ve kendilerine zarar vereceğini' söylediği iddia edilen eylemlerinde 'şantaj' suçunun oluşmadığına ilişkin yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmasının neden bozma nedeni sayıldığını açıklayınız. Özellikle 'zorlanan hususların açıklanmaması'nı vurgulayınız.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/23939 E., 2019/19572 K. sayılı kararında, sanığın müştekilere 'istediklerini yapmazlarsa kendileri hakkında iftira atacağını ve kendilerine zarar vereceğini' söylediği iddia edilen eylemlerinde, şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulması yetersiz gerekçeli bulunarak bozma nedeni sayılmıştır. Gerekçe şudur: TCK 107/1'deki şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın 'yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlama'dır. Kararda, sanığın müştekileri 'zorladığı hususların neler olduğu' açıkça açıklanmadan hüküm kurulması yetersiz bulunmuştur. Yani, 'istediklerini yapmazlarsa' ifadesiyle kastedilen 'istenen' şeyin (mağdurun neyi yapmaya veya yapmamaya zorlandığının) somut olarak belirtilmemesi, suçun unsurunun yeterince tartışılmadığı anlamına gelmektedir. Ayrıca, eylemin kül halinde TCK 106/1-ilk maddesindeki tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilmemiştir. Bu karar, şantaj suçunun unsurlarının somut olaya tam olarak yansıtılması ve gerekçeli karar ilkesine riayet edilmesinin önemini vurgulamaktadır.