Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/33520 E., 2018/20175 K. sayılı kararında, sanığın mağdura 'bu davayı geri çekeceksin, çocuğunun üstünde bomba patlamasını istemiyorsan' şeklindeki tehdit içeren sözlerinin neden 'şantaj' suçu (TCK 107/1) değil de TCK 106/1-ilk maddesindeki 'tehdit' suçunu oluşturduğunu açıklayınız. 'Yapmaya hakkı olduğu bir eylem' kriterinin ihlalini vurgulayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310256

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/33520 E., 2018/20175 K. sayılı kararında, sanığın mağdura 'bu davayı geri çekeceksin, çocuğunun üstünde bomba patlamasını istemiyorsan' biçimindeki sözleri incelenmiştir. Karar, bu eylemin TCK madde 107/1'deki şantaj suçunu oluşturmadığına, kül halinde TCK madde 106/1-ilk maddesindeki **tehdit suçunu** oluşturduğuna hükmetmiştir. Gerekçe şudur: TCK 107/1'de şantaj suçunun oluşabilmesi için failin 'yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından' söz ederek mağduru zorlaması gerekir. 'Çocuğunun üstünde bomba patlatma' veya 'hayata ya da vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit' gibi bir eylem, failin 'yapmaya hakkı olduğu bir eylem' niteliğinde değildir. Bu tür tehditler doğrudan doğruya bir kişinin hayatına veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı vaadidir ve kanunen yasaktır. Dolayısıyla, şantaj suçunun bu özel unsuru gerçekleşmediğinden, eylem genel tehdit hükümlerine tabi olacaktır. Karar, yasal olmayan gerekçeyle şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Bu karar, şantaj ve tehdit suçları arasındaki ince ayrımı, tehdidin hukuki niteliği üzerinden yapmaktadır.