Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134) kapsamında, 'çıplak gözle seyretme' ve 'anlaşılmaz olsa dahi gizlice dinleme' eylemlerinin neden TCK 134/1'in birinci cümlesi uyarınca basit ihlal suçunu oluşturduğunu ve bu suçun tamamlanması için 'kayıt' zorunluluğunun olmadığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310251

TCK madde 134/1'in birinci cümlesi, 'Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' hükmünü içerir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/6714 K. sayılı kararına göre, bu suçun oluşabilmesi için resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması zorunlu değildir. Bir özel hayat olayının **çıplak gözle seyredilmesi** ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, **anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi** yeterlidir. Bu, failin kişinin özel alanına fiziksel veya duyusal olarak izinsiz bir şekilde girmesiyle suçun tamamlandığı anlamına gelir. Suçun tamamlanması için 'kayıt' zorunluluğu bulunmamaktadır; kayıt altına alma, TCK 134/1'in ikinci cümlesinde düzenlenen ve cezayı bir kat artıran nitelikli bir haldir. Dolayısıyla, sadece gözlem veya dinleme eylemi, kişinin gizlilik beklentisinin ihlal edilmesiyle suçu oluşturur. Örnek olarak, bir kimsenin evinde duş alırken rızası dışında penceresinden izlenmesi bu kapsamdadır, görüntünün kaydedilip kaydedilmemesi suçun temel şeklinin oluşumunu etkilemez. (TCK madde 134/1, Yargıtay 12.CD 2022/6714 K.)