Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında, internet veya sosyal medya araçları üzerinden 'cinsel içerikli sohbet, fotoğraf veya video paylaşımı' eylemlerinin hukuki değerlendirmesini, 'rızaya dayalı paylaşım' ile 'rıza dışı kayıt veya ifşa' arasındaki farkları Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310247

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında, internet veya sosyal medya üzerinden gerçekleşen cinsel içerikli paylaşımların hukuki değerlendirmesi, 'rıza' unsuruna göre farklılık gösterir. Yargıtay içtihatlarına göre: **1. Rızaya Dayalı Paylaşım ve Kayıt:** Eğer iki kişi arasında rızaya dayalı olarak cinsel içerikli sohbet, fotoğraf veya video paylaşımı gerçekleşmişse ve bir taraf bu içerikleri 'kaydediyorsa', bu durum tek başına özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu (TCK m.134/1) oluşturmaz (Yargıtay 12. CD - rıza kapsamında çekim varsa 134/1 oluşmaz). Zira, rızaen elde edilen bir görüntünün kaydedilmesi, o an için gizliliğin ihlali anlamına gelmez. **2. Rıza Dışı İfşa:** Ancak, kaydedilen bu ses, fotoğraf veya videonun, diğer tarafın rızası alınmadan, üçüncü kişilerle paylaşılması (ifşa edilmesi) halinde, bu eylem TCK m.134/2'deki 'görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. CD'nin 2019/9756 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, cinsel içerikli sohbetleri mağdurun bilgisi ve rızası dahilinde kaydettikten sonra, bu kayıtları tehdit yoluyla şantajda bulunarak ve sonrasında internette yayımlayarak ifşa etme eylemleri hem şantaj hem de ifşa suçunu oluşturur. Dolayısıyla, rıza, sadece elde etme anındaki hukuka uygunluğu sağlar; ifşa etme aşamasında ayrıca rıza aranır ve rıza dışı ifşa suç teşkil eder.