5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçunda 'kullanma zimmeti'nin varlığı halinde zararın nasıl hesaplandığını, özellikle 'neması' kavramını ve 'basit zimmetle birlikte gerçekleşme' durumunda hesaplama yöntemini Ceza Genel Kurulu (2012/181 K.) kararı bağlamında açıklayınız.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda 'kullanma zimmeti' doğrudan düzenlenmese de, Yargıtay içtihatlarında uygulama alanı bulmaktadır. Ceza Genel Kurulu'nun 2011/7-429 E., 2012/181 K. sayılı kararına göre, kullanma zimmetinin varlığı halinde, suçun maddi konusunun para veya para yerine geçen senet gibi mallardan olması halinde uğranılan zarar, failin malvarlığında kaldığı süre gözetilerek hesaplanacak **neması** esas alınarak belirlenir. Nema, paranın kullanılmasıyla elde edilen veya elde edilmesi beklenen faiz, gelir veya kazançtır. Eğer kullanma zimmeti ile basit zimmet suçu birlikte gerçekleştirilmişse, uğranılan zarar, kullanma zimmetine konu olan paranın hesaplanacak nemasına, basit zimmete esas olan miktar eklenmek suretiyle belirlenmelidir. Karar, aksinin kabulü halinde, geçici bir süre zimmete geçirilerek iade edilen malın da (para dahil) uğranılan zarara dahil edilmesi durumunda, mükerrer ödemeye ve kurum veya bankanın sebepsiz zenginleşmesine neden olunacağından kuşku bulunmadığını belirtmiştir. Bu, zararın gerçekçi ve adil bir şekilde tespit edilmesi amacını taşır ve bankanın sebepsiz zenginleşmesini önlemeyi hedefler.