5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/2 ve 44/3 fıkralarında belirtilen hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler arasında, 'firara teşebbüs etmek' ile 'firar etmek veya tünel kazmak' eylemlerinin farklı fıkralarda yer almasının nedenini, eylemin ağırlığı açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310242

5275 sayılı İnfaz Kanunu madde 44, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemleri ağırlıklarına göre sınıflandırır: **Madde 44/2-c** 'Firara teşebbüs etmek' eylemini 'bir günden on güne kadar' hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler arasında sayarken; **Madde 44/3-ı** 'Firar etmek veya tünel kazmak' eylemini 'onbir günden yirmi güne kadar' hücreye koyma cezasını gerektiren daha ağır eylemler arasında belirtir. Bu farklılığın nedeni, eylemin tamamlanıp tamamlanmaması ve sonuçları itibarıyla taşıdığı tehlike düzeyidir. 'Firara teşebbüs', fiilin henüz tamamlanmadığı ve hükümlünün infaz kurumundan kaçmasının engellendiği bir durumu ifade eder. Bu durum, kurum güvenliğine yönelik bir tehdit olmakla birlikte, 'firar etmek' fiili, kaçışın gerçekleştiği ve kurum güvenliğinin doğrudan ihlal edildiği daha somut ve ciddi bir durumu temsil eder. 'Tünel kazmak' ise, firar etme fiiline eşdeğer, uzun soluklu ve planlı bir eylem olduğundan, kurum güvenliğine yönelik daha büyük ve sürekli bir tehdit oluşturur. Dolayısıyla, tamamlanmış ve daha ciddi sonuçlar doğuran eylemler, daha uzun süreli hücre cezası ile yaptırıma bağlanmıştır, bu da disiplin hukukundaki orantılılık ilkesinin bir yansımasıdır.