TCK madde 67/1'deki dava zamanaşımını durduran haller arasında yer alan 'diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucu'na bağlı bulunma durumunu, Cumhuriyet savcılığının bu konuda bekletici sorun kararı verip veremeyeceği tartışması bağlamında Yargıtay içtihatları ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310240

TCK madde 67/1, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde dava zamanaşımının duracağını belirtir. Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/450 E., 2016/367 K. sayılı kararında bu konuda Cumhuriyet savcılığına yetki verilip verilmediği tartışılmıştır. Kararda, gerek 1412 sayılı CMUK m.255, gerekse 5271 sayılı CMK m.218 metinleri incelendiğinde, 'bekletici mesele'ye karar verme yetkisinin açıkça mahkemelerde olduğu vurgulanmıştır. Savcılık makamının böyle bir karar verme yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla savcılık tarafından verilen bir 'bekletici sorun' kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve zamanaşımını durduran kararlardan sayılamayacağı belirtilmiştir. Zira, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi ciddi suçlarda bu yetkinin Cumhuriyet Savcılığına bırakılmasının, denetimsizliğe ve ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceği ifade edilmiştir. Bu durum, muhakeme hukukunda yetki ayrımının ve yargısal denetimin önemini ortaya koymaktadır.