Bir sanık, hırsızlık suçundan yakalandığında, resmi makamlar tarafından henüz haber alınmadan önce, hırsızlık malını uyuşturucu karşılığında sattığını ve kendisinin de uyuşturucu kullandığını ikrar etmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021/10530 sayılı kararına göre, sanığın uyuşturucu kullanma suçundan cezalandırılmamasının hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31024

Sanığın cezalandırılmamasının hukuki dayanağı, TCK m. 192/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükmüdür. TCK m. 192/2, 'Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir' demektedir. Ancak Yargıtay'ın atıf yaptığı ve benzer olaylarda uyguladığı kural, failin henüz hakkında bir soruşturma yokken veya suç resmi makamlarca öğrenilmemişken kendi suçunu kendiliğinden ortaya çıkarmasıdır. Anılan kararda Yargıtay, hırsızlık soruşturması sırasında, henüz uyuşturucu kullanma suçundan bir haber veya soruşturma yokken, sanığın kendi ikrarıyla uyuşturucu kullandığını söyleyerek kendi suçunu ortaya çıkarmasını etkin pişmanlık kapsamında değerlendirmiştir. Bu durum, TCK m. 192/2'den ziyade, ruhu itibarıyla TCK m. 192/1 (haber alınmadan önce bildirim) veya TCK m. 192/3'ün (soruşturma başlamadan tedavi isteme) ardındaki 'suçun ortaya çıkmasına gönüllü hizmet etme' mantığına dayanmaktadır. Sanığın bu ikrarı olmasaydı uyuşturucu kullanma suçu belki de hiç ortaya çıkmayacaktı. Bu gönüllü ifşa, kanun koyucunun cezasızlıkla ödüllendirmek istediği bir davranıştır. Bu nedenle sanık hakkında cezaya hükmolunmaması gerektiği belirtilmiştir.