Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/1 K. sayılı kararında, boşanma davasına sunulan ses kaydının 'sanığın beraatine' neden olmasına ilişkin gerekçeyi ve 'delil ibrazının hukuka aykırılık bilincini ortadan kaldırması' ilkesini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310236

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/1 K. sayılı kararında, sanığın boşanma davasına avukatı aracılığıyla eşinin kendisine yalan söylediğine ilişkin ses kaydını (eşinden habersiz kaydettiğini belirterek) ibraz etmesi eylemi incelenmiştir. Karar, sanığın beraatine karar verilmesini hukuka uygun bulmuştur. Gerekçe şudur: Boşanma davasına ibraz edilen ses kaydının, sanık tarafından üçüncü kişi ya da kişilerle paylaşılmadığı veya çoğaltılarak dağıtılmadığına dair bir iddia ileri sürülmemiştir. Sanığın bu kaydı sadece boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacıyla sunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay, bu durumda sanığın 'hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle' davranmadığını kabul etmiştir. Bu ilke, kişilerin kendilerine karşı işlendiğini düşündükleri bir haksızlığı ispatlamak amacıyla elde ettikleri ve sadece ilgili makama (burada mahkeme) sundukları delillerin, belirli koşullar altında suç teşkil etmeyebileceğini gösterir. Dolayısıyla, ispat amacının varlığı ve elde edilen delilin sadece bu amaçla kullanılması, 'hukuka aykırılık bilinci'ni ortadan kaldırarak suçun manevi unsurunun oluşmasını engeller. Bu karar, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundaki 'istisnai durum' yorumunu genişletmektedir.