Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/25533 K. sayılı kararında, cinsel ilişkiye ait ses ve görüntülerin rıza dışı kaydedilmesi ve ifşa edilmesi iddiasında 'rızanın varlığına ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması' durumunun beraat kararına etkisi ve bilirkişi raporunun bu konudaki yorumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310235

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/25533 K. sayılı kararında, sanığın evinde katılan ile cinsel ilişkiye ait ses ve görüntülerini rıza olmaksızın kaydettiği ve ifşa ettiği iddiası incelenmiştir. Karar, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesini hukuka uygun bulmuştur. Beraat gerekçesi şudur: Sanığın savunmasında, katılanın kendisinden görüntülerini çekmesini istediğini ve bu görüntüleri katılanın bilgisi ve rızasıyla çektiğini beyan etmesi, tanık beyanlarının da bu durumu desteklemesi önemlidir. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı'nın uzmanlık raporunda da 'kayıtların bir kısmında kamera çekimi yapan kişi ile kameranın görüş alanı içerisinde yer alan şahıs/şahısların konuşmakta olduğu, gizli çekim yapılmak suretiyle elde edildiğini gösterir herhangi bir bulguya rastlanılmadığı' belirtilmiştir. Yargıtay, uyurken çekilen görüntüler dışında, sanığın savunmasının aksine, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını, katılanın eşinin de görüntülerin eline geçmediğini belirtmesini göz önüne almıştır. Bu karar, bir fiilin suç teşkil etmesi için 'rıza dışı' unsurunun somut ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bilirkişi raporunun ve tanık beyanlarının, rızanın varlığını veya yokluğunu destekleyecek nitelikte olması, yargılamanın sonucunu doğrudan etkilemektedir.