Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/18281 K. sayılı kararında, doktor muayenesinin ses kaydına alınması eyleminin neden TCK 134/1-2. cümle (özel hayatın gizliliğini ihlal) maddesindeki suçu oluşturduğu, ancak 'hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmeme' gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310234

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/18281 K. sayılı kararında, hastanede doktor olan katılanın, kendisine karşı cinsel istismar oluşturabilecek eylemleri nedeniyle, aralarındaki aleni olmayan konuşmaları rıza olmaksızın cep telefonuyla kayda alan suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemin TCK madde 134/1-2. cümlesindeki **özel hayatın gizliliğini ihlal suçu**nu oluşturabileceğini belirtmiştir. (TCK 135 değil, çünkü sesler kişisel veri değil, özel yaşam alanı kapsamındadır). Ancak, kararda SSÇ hakkında beraat kararı verilmiştir. Beraat gerekçesi şudur: SSÇ'nin, 'aksi kanıtlanamayan, katılanın kendisine yönelik cinsel istismar oluşturabilecek eylemleri nedeniyle delil olması açısından kayıt yaptığı' şeklindeki savunması ve 'hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı' anlaşılmıştır. Yargıtay, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu (cinsel istismar gibi) ispatlamak amacıyla, başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan ani gelişen bir durumda kayıt yapmasını, hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği için suç olarak görmemektedir. Bu durum, 'hukuka aykırılık bilinci'nin manevi unsurun bir parçası olarak suçun oluşumundaki önemini ve 'hukuka uygunluk nedeni' olarak 'delil elde etme' amaçlı kayıtların belirli durumlarda kabul edilebileceğini gösterir. Ancak, kayıtların bir başkasına verilmediği veya yayılmadığına dikkat çekilmiştir, aksi takdirde ifşa suçu oluşabilirdi.