Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/1763 K. sayılı kararında, 'mağdure ile arasındaki cinsel içerikli konuşmaları ve mağdurenin görüntülerini rızası dışında kaydetme' ve 'bunları üçüncü bir kişiye verme' fiillerinin neden hem TCK 134/1 (kayıt) hem de TCK 134/2 (ifşa) maddesindeki suçları oluşturduğuna hükmedildiğini açıklayınız. Bu iki fıkranın 'bağımsız suçlar' niteliğini ve içtima kurallarının nasıl uygulanması gerektiğini değerlendiriniz.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/1763 K. sayılı kararında, sanığın mağdure ile arasındaki cinsel içerikli konuşmaları ve mağdurenin görüntülerini rızası dışında hem 'kaydetme' hem de 'bunları üçüncü bir kişiye verme' (ifşa etme) fiilleri incelenmiştir. Karar, bu eylemlerin hem TCK madde 134/1 (görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal) hem de aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen TCK madde 134/2 (görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal) suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Gerekçe şudur: TCK 134/1, 'kayıt altına alma' eylemini cezalandırırken, TCK 134/2, 'ifşa etme' eylemini cezalandırır. Bu iki fıkra, özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalenin farklı aşamalarını ve farklı hukuki zararları hedef alan **bağımsız suçlardır**. Bir fiille bu iki suça da sebebiyet verilmişse, TCK madde 44'teki fikri içtima kuralı uygulanır: Fail, işlediği bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olursa, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Dolayısıyla, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerektiği, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu karar, özel hayatın gizliliği suçlarındaki birden fazla fiilin ayrı ayrı suç oluşturabileceğini ve içtima kurallarının hassasiyetle uygulanması gerektiğini vurgular.