Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/8936 K. sayılı kararında, 'ünlü olmayan bir kişinin şezlongda mayolu fotoğrafının çekilerek dergide yayımlanması' eyleminin neden 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturduğuna hükmedildiğini, 'kamu yararı' ve 'özel hayatı salt mekana indirgeme' yaklaşımını eleştiren gerekçeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310230

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/8936 K. sayılı kararında, ünlü olmayan bir kişinin şezlongda uzanırken mayolu fotoğrafının çekilerek derginin ön kapağında haber olarak yayımlanması eylemi incelenmiştir. Yerel mahkemenin, 'plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı' şeklindeki gerekçeyle beraat kararı vermesi Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, bu yaklaşımın 'özel hayatı salt mekana indirgeyen' yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtmiştir. Kararın gerekçesi şudur: Özel hayatın gizliliği, kişinin sadece kapalı kapılar ardında değil, kamuya açık alanlarda dahi belirli bir mahremiyet beklentisi taşıyan tüm yaşam alanlarını kapsar. Herkesin bildiği veya bilmesi gereken durumlar dışında, bireyin kendi rızası olmaksızın, kişisel mahremiyetine ilişkin görüntülerin elde edilmesi ve yayımlanması özel hayatın gizliliğini ihlal eder. Ünlü olmayan bir kişinin mayolu fotoğrafının izinsiz çekilip yayımlanmasında, 'kamu yararı' bulunmadığı ve haber değeri taşımadığı için, bu durum basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Dolayısıyla, kişinin özel yaşam alanına ilişkin bu tür bir görüntünün rıza dışı yayımlanması, TCK 134/2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Bu karar, özel hayatın gizliliği kavramının geniş yorumunu ve mekan sınırlaması olmaksızın kişinin mahremiyetine saygının önemini vurgulamaktadır.