Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/9834 K. sayılı kararında, bir fotoğrafçının çektiği evlilik resimlerini şikayetçilerin rızası dışında iş yerinin vitrininde ve internet sitesinde reklam amacıyla bulundurması eyleminin neden 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturmadığı ve sadece 'kişilik hakkı ihlali' olarak değerlendirilerek hukuki sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #310229

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/9834 K. sayılı kararında, bir fotoğrafçının çektiği evlilik resimlerini şikayetçilerin rızası dışında iş yerinin vitrininde ve internet sitesinde reklam amacıyla bulundurması eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemin 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturmadığına hükmetmiştir. Gerekçe şudur: Kişinin fotoğrafının rızaya aykırı olarak vitrinde veya internette bulundurulması, **kişilik hakkının ihlali** niteliğinde olabilir ve özel hukuk yaptırımlarını gerektirebilir. Ancak, TCK madde 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin **özel yaşam alanına** ilişkin görüntü veya seslerin gizliliğini korumayı amaçlar. Evlilik resimleri, genellikle özel yaşamın 'gizli' bir yönünü değil, toplumla paylaşılan, aleniyet kazanması beklenen bir olayı yansıtır. Bu tür resimler, genellikle çekildiği an itibarıyla gizli bir alanın ihlali anlamına gelmez ve reklam amacıyla yayımlanması, her ne kadar rızaya aykırı olsa da, doğrudan TCK 134'ün koruduğu 'gizlilik alanı'nı ihlal etmez. Karar, kişilik hakkı ihlali ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu farklı kategorilerde değerlendirmiştir. Yani, her rıza dışı fotoğraf yayımlanması, ceza hukuku anlamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz; fotoğrafın özel yaşam alanına ait olup olmadığı ve gizlilik beklentisi önemlidir.