Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/1924 K. sayılı kararında, 'cep telefonu kamerası ile otobüs durağında bekleyen katılanın etek altı görüntüsünü çekme' eyleminin, 'cinsel taciz' suçu yerine neden TCK 134/1 (özel hayatın gizliliğini ihlal) maddesindeki suçu oluşturduğuna hükmedildiğini, TCK 44'teki fikri içtima kuralı bağlamında açıklayınız.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/1924 K. sayılı kararında, sanığın cep telefonu kamerası ile otobüs durağında bekleyen katılanın etek altı görüntüsünü çekme eylemi incelenmiştir. Karar, bu eylemin **cinsel taciz suçu**nu değil, TCK madde 134/1 ikinci cümlesi gereği **özel hayatın gizliliğini ihlal suçu**nu oluşturduğuna hükmetmiştir. Gerekçe şudur: Cinsel taciz suçu, cinsel amaçlı söz, davranış veya dokunma eylemleriyle kişinin cinsel dokunulmazlığını ihlal etmeyi kapsar. Ancak etek altı görüntüsünü çekme, doğrudan cinsel içerikli bir söylem veya fiziksel temas olmaksızın, kişinin özel yaşam alanına (vücut mahremiyetine) ilişkin görüntülerini rıza dışı elde etmeye odaklanır. Bu eylem, özel hayatın gizliliğini doğrudan ihlal eder ve görüntünün kaydedilmesiyle TCK 134/1'deki nitelikli hal oluşur. Eğer fiil hem özel hayatın gizliliğini ihlal hem de cinsel taciz suçunu aynı anda oluşturuyorsa, TCK madde 44'teki **fikri içtima** kuralı uygulanır: 'İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır.' Bu kararda, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun daha ağır cezayı gerektirdiği veya eylemin ağırlığının bu suça daha uygun düştüğü kabul edilmiş, dolayısıyla sanığa sadece özel hayatın gizliliği suçundan ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu, suç vasıflarının doğru tayini ve içtima kurallarının hassasiyetle uygulanmasının bir örneğidir.